Türkçü Turancı Turania.Net & Com Turan Ulusları Turan Forumu - Turanian Nations' Turan Forum
  #1 (permalink)  
Alt 23. May 2010, 12:37
ATABEK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Otağ Üyesi / Forum Member
 
Üyelik tarihi: Dec 2009
İletiler: 20
Standart Kemal Kılıçdaroğlu'nun kökeni...

Kemal kılıçdaroğlu'nun kökeni çok tartışıldı aşağıdaki makalede Soner Yalçın buna açıklık getiriyor...


Kılıçdaroğlu hakkında bilinmeyen tek gerçek


Kemal Kılıçdaroğlu, tarihsel olaylara meraklı bir politikacı.


Sürekli okuyup, araştırmalar yapıyor. Kitaplarda okuduğu ilginç bilgileri, bulduğu belgeleri, fotoğrafları benimle paylaşmasından hep keyif aldım. Bir gün sohbet ederken söz Dersim’den, Zazalar’dan açıldı. “Size bir zarf göndereceğim; içindeki bilgiler ilginizi çekebilir” dedi. Bir gün sonra zarfı aldım. Okudum. Ne mi yazıyordu?

Kemal Kılıçdaroğlu’nun gönderdiği zarftan 15 sayfa çıktı.
Bunlar TRT Avrasya televizyonunda yayınlanan bir programın kağıda dökülmüş (tape edilmiş) haliydi.
Programın sunucusu Prof. Dr. Alemdar Yalçın’dı.
Kamuoyu Prof. Yalçın’ı; Rahşan Ecevit’in onu DSP genel başkanlığına aday çıkarmasıyla tanıdı. Oysa kendisi; yıllardır Osmanlı tahrir ve mühümme defterleri üzerine çalışmış; yurt dışı üniversitelerde bulunmuş; Türk Kültürü ve Hacı Bektaşi Veli Merkezi Müdürlüğü’ne başkanlık etmiş; üniversitelerde dekanlık, rektörlük yapmış bir akademisyendi.
Halen Türkiye Bilimsel ve Kültürel Araştırmalar Merkezi Başkanı’ydı.
TRT Avrasya televizyonunda Türk kültürü üzerine konuklarıyla sohbet ediyordu.
Bana gönderilen program çözümüne göre konu; Kureyşan (Kureyş) Ocağı idi.
Yani Kemal Kılıçdaroğlu’nun soyunun geldiği Kureyşan Ocağı.
Kılıçdaroğlu ailesi Tunceli Nazımiye, Ballıca Köyü’ndendi.
TV programında; Tunceli’deki Kureyşan Ocağı’nın son temsilcilerinden Dede Zabit Güler; Kureyşan Ocağı’nın Gaziantep ve Adıyaman koluna bağlı Zülfikar Dedeoğlu ve Kureyşan Ocağı’nın Gaziler kolunun temsilcisi Zeynel Ertekin vardı.
Bakalım ne demişlerdi…

Kökeni neresi?

Prof. Alemdar Yalçın TV programını şu sözleriyle açıyor:
“Kureyşan Ocağı’yla Anadolu’da bir geziye çıkalım. Ama öncelikle sizden istediğim bir şey var; lütfen geçmişin bir takım tanımlamalarıyla günümüzü yorumlamayalım. Çağımızın getirdiği bilimsel verilere dayanarak, önyargılardan arınmış olarak dikkatli dinleyelim.”

İlk sözü Tuncelili Kureyşan Ocağı’ndan Dede Zabit Güler alıyor:
“Kureyşan Ocağı demek Horasan demektir. Kureyşan, Horasanlı demektir. Horasan’ın Seydi şehrinden çıkıp Erzurum üzerinden -eski ismi Kızıl Kilise- yeni ismi Nazimiye’nin Zeyrek Köyü’ne yerleşmişlerdir. Selçuklu Hükümdarı I’inci Alaeddin Keykubad döneminde geliyorlar. Keykubad Paşaköy’de oturuyor ve Horasan’dan gelenleri huzuruna çağırıyor.”

Prof. Yalçın devreye girip masa üstündeki bir belgeyi göstererek şöyle konuşuyor:
“Alaeddin Keykubad ve daha sonra bazı Osmanlı Padişahları Kureyşan Ocağı’na Diyarbakır, Erzincan, Adıyaman, Elazığ, Gaziantep, Tunceli yöresinde besicilik yapması için izin belgesi veriyor. Ceylan derisi üzerine yazılmış bu belge işte elimizde mevcuttur.”
Elindeki 6 metre uzunluğundaki soyağacını gösteren Prof. Yalçın, bu belgenin renkli fotokopisinin Kemal Kılıçdaroğlu’nda da bulunduğunu söylüyor.
Bu belgeye göre, merkezi Tunceli olan Kureyşan Ocağı’na bağlı 12 kol vardı.
1) Delsinler-Delihasanlar kabilesinden Horembey adıyla anılan oymağın başı Cafer;
2) Alan kabilesinden Burkent oymağı ve başları Teymur;
3) İlyas kabilesinden Han adıyla tanınan oymağın başı Hüseyin;
4) Milli kabilesinden Bozkır oymağının başı Muhammed;
5) İzol kabilesinden Üç Ayak oymağı ve başları Abdullah;
6) Haydaran kabilesinden Bedirhan oymağı ve başları Ali;
7) Karsan kabilesinden Hançer oymağının başı Mustafa;
Lal kabilesinden Baykara oymağından İbrahim;
9) Çakır Tahir kabilesinin başı Mahmut;
10)Dedo kabilesinden Börek Uzun oymağı ve başları Muhammed;
11)Zurvet kabilesinden Duvar Dana oymağından Yusuf;
12)Medin kabilesinden Dik Kınalı oymağın başı Abbas.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun ailesi, Kureyşan Ocağı’nın Haydaran Aşireti’ne mensuptu.

“Konya-Tunceli etle tırnak gibiydi”

Programda söz alan Kureyşan Ocağı Gaziantep, Adıyaman koluna mensup Zülfikar Dedeoğlu şu bilgileri veriyor:
“Benim edindiğim bilgilere göre de ilk Nazımiye Zeyrek Köyü’ne yerleşiliyor. Bazı olaylar nedeniyle bazı kollar buradan göç ediyor; Gaziantep’in Şaraküstü (Şehre Küstü) mahallesine yerleşiyorlar. Daha sonra besicilik yaptıklarından Yavuzeli kazasının Kayabaşı Köyü’ne göçüyorlar. Burada halen Kureyşan türbesi var. Bülbül Köyü’nde de türbemiz vardır.”
Zülfikar Dedeoğlu, Adıyaman Terman, Kuşakkaya, Kındıralı yerleşkelerine nasıl göç edildiğini; bugün hala Adıyaman ve Malatya’daki Kureyşan Ocağı’na bağlı aşiretlerden bahsettikten sonra Prof. Alemdar Yalçın, Kureyşan Ocağı’nın Konya ve Akşehir’deki bulunuş hikayesini bir tespitte bulunarak şöyle anlatıyor:
“Tunceli ile Konya ilişkisini sözlü gelenekte duyduğumuzda inanamamıştık. İşte bu bizim tarihimizi nasıl ihmal ettiğimizin en önemli göstergesidir. Size bir doktora tezinden bahsedeceğim; ‘Ortaçağ Anadolu’sunda Göçebeler ve Osmanlılar’ Rudi Paul Lindner isimli araştırmacı 1500 tarihli Osmanlı tahrir defterlerine girerek Kureyşan Ocağı’nın Konya’daki izlerini ortaya çıkardı. Konya ve Tunceli o zamanlar etle tırnak gibiydi; ayrılmaz iki parçaydı. Kureyşan Ocağı’nın bilginler kolu Konya’da yaşıyordu.”
Ve konu Kureyşan Ocağı’nın bilginler koluna geliyor.
Burada bir isimden bahsediyorlar: Seyyid Mahmud Hayrani…

Seyyid Mahmud Hayrani

Kureyşan Ocağı’nın en önemli temsilcilerinden Seyyid Mahmud Hayrani, bir süre Hz. Mevlana’nın yanında kalmış, onun hizmetinde bulunmuş ve ondan feyz almıştı. Mahmud Hayrani, daha sonra Akşehir’e giderek inzivaya çekilmek istemişse de kapıldığı ilahi aşkın tesiriyle cezbeye tutularak dağlara düşüp, bir süre dolaştıktan sonra Akşehir’e dönmüştü.
Hayrani’yi çok seven Hz. Mevlana, vefatına kadar onu hiç unutmamış, gelip gidenlere hep onu sormuştu.
Pek çok kerametinden bahsedilen Hayrani, 1268 tarihinde vefat etmiş; Sultan Dağı’nın eteklerinde, adını taşıyan, Sultan Mahallesi’ndeki türbesine defnedilmişti.
Bakınız laf lafı açıyor; yazmalıyım; bu türbede mevcut, Türk tahta işlemecilik ve oymacılık sanatının şaheseri olarak kabul edilen üç sanduka, Konya’da oturan Alman Konsolosu’nun planıyla çalındı ve bunlar yurt dışına çıkarılırken ikisi yakalanarak İstanbul’da Türk ve İslam Eserleri Müzesine’ne kondu. Çalınan diğer sanduka ise halen Kopenhag İslam Eserleri Müzesi’nde sergileniyor!
Bir not daha eklemeliyim: Seyyid Mahmud Hayrani’nin türbesi 1960’da restore edilmeye başlanmış sonra nedense yarım bırakılmıştır!
Evet, konumuzu dağıtmayalım.
TV programında, Kureyşan Ocağı önemli temsilcisi Seyyid Mahmut Hayrani’ye geniş yer ayrıldı. Çünkü hayat hikayesine girildikçe altından, Fatih’in Sadrazamı Sinan Paşa ya da Nasrettin Hoca gibi tarihimizdeki önemli isimler veya İstanbul Kadıköy adının nereden geldiği gibi konular çıktı.
Kureyşan Ocağı mensubu Kemal Kılıçdaroğlu’nun akrabaları arasında bakalım daha kimler vardı?..

Kemal Kılıçdaroğlu’yla Nasrettin Hoca akraba mı

Asıl adı, “Ahi Evren” idi.
Kendisine tutkuyla bağlı Anadolu Türkmenleri tarafından “Hace Nasreddin” ismiyle bilindi.
Moğollar’a karşı mücadele verirken, 1261 yılında şehit oldu. Bu saldırıdan kurtulan talebeleri, bugün bilinen esprili hikayelerini yaydılar ve düşüncelerini Hace Nasreddin ismiyle yaşattılar.
Nasrettin Hoca, Seyyid Mahmud Hayrani’yle aynı dönemde yaşadı.
Bu mini bilgilerden sonra dönelim TRT Avrasya’daki programda sözün nasıl Nasrettin Hoca’ya geldiği konusuna:
İstanbul’un ilk kadısı olan Hızır Bey (1407–1459), Kureyşan Ocağı’ndan Seyyid Mahmud Hayrani’nin torunlarındandı. O da Sivrihisarlı’ydı.
İstanbul’un Kadıköy ilçesi ismini, kadılık yapan Hızır Bey’e bu yörenin Fatih tarafından arpalık olarak tahsis edilmesinden almıştı.
Hızır Bey kadılık yaparken vefat etti.
Hızır Bey’in üç oğlundan biri, Fatih Sultan Mehmed’in sadrazamlarından Sinan Paşa (1441-1486) idi.
Seceresi şöyleydi: Hoca Sinanüttin Yusufbin Hızırbin kadı Celaleddin bin Seyit Mahmut Hayrani.
Sinan Paşa da Sivrihisarlı doğumluydu.
Genç yaşta devlet kadrosunun en üst makamlarına çıktı; Fatih Sultan Mehmed’in Sadrazamı oldu.
Ancak hala bilinmeyen nedenle arası açıldı; idama mahkum edildi; araya alimler girdi; İstanbul dışına çıkması şartıyla affedildi. Sinan Paşa da doğduğu Sivrihisar’a gitti.
Parantez açıp yazmalıyım: Sinan Paşa’nın “Tezkiretü’l Evliya” adlı eserinin üzerine kim doktora tezi yaptı biliyor musunuz; Celal Bayar’ın Türkolog torunu Emine Gürsoy Naskali.
Konuyu fazla dağıtmadan TRT Avrasya’daki programda Prof. Alemdar Yalçın’ın söylediklerine bakalım:
“İki değerli araştırmacımız Prof. Dr. Hasibe Mazıoğlu ve Prof. Dr. Mertol Tulum çalışmalar yapmışlar ve Seyyid Mahmud Hayrani’yle Nasrettin Hoca’nın bağlantılı olabileceğini söylüyorlar. Ama kesin bir kanıt yok. Seyyid Mahmud Hayrani’nin Sivrihisar’dan yola çıkarak (yine bir Horasanlı olan) Hacı Bektaşi Veli’ye gidişi; Sinan Paşa’nın Sivrihisar’a gelişi; Hızır Bey’in Sivrihisar’la bağlantısı, tüm bunları bilim adamlarımızın araştırması gerekiyor.”
Nasreddin Hoca’nın Türkmenliği konusunda hiçbir araştırmacının kafasında tek soru işareti yok.
Tuncelili olduğu için Kemal Kılıçdaroğlu’nun kimliği konusunda çoğu kişi nedense önyargılı davranıyor. Dersimlilerin Horasanlı olduğunu; Zazaca’nın Kürtçe olmadığını bu sayfada daha önce yazdım. (“Zazaca Kürtçe Değildir” 20.12.2009 Hürriyet)
Bakınız, kimsenin etnik kimliğiyle bir sorunum yok; kişi kendini hangi kimlikte görüyorsa öyledir.
Benim karşı çıktığım önyargılardır.

KILIÇDAROĞLU SEYYİD Mİ

Doğu ve Güneydoğu’da neredeyse her ailenin kendisini, Hz. Muhammed’in akrabası sayıp “Seyyid” dediğini yazıp bunun gerçek olamayacağını yazmıştım. (“Çakma Seyyidler” 23.11.2008 Hürriyet)
Bu nedenle Kuşeyran Ocağı’nın “Seyyid” olup olmadığı konusunda temkinli davrandım. Acaba Horasan Seydi’den geldikleri için mi “Seyyid” adını aldıklarını düşündüm.
Bu notumdan sonra dönelim TRT Avrasya’daki programa…
Prof. Dr. Alemdar Yalçın program sonunda seyircilerin sorularına yanıt veriyor.
İzleyiciler; Hz. Muhammed’in mensubu olduğu Kureyş kabilesiyle, Horasan’dan gelen Kureyşan (Kureyş) arasında akrabalık olup olmadığını merak ediyorlar.
Prof. Yalçın bu soruyu şöyle yanıtlıyor:
“(12 İmamlar’dan) İmam Musa Kazım’ın 24 çocuğu vardı. Bu 24 çocuğundan bir kısmı kız alıp kız verme durumu dolasıyla Horasan’daki kabilelerle akraba oldu. Yani bağlantı İmam Musa Kazım’a kadar gidiyor. Ancak bizim ele aldığımız Kureyşan (Kureyş) ile Hz. Muhammed’in mensubu olduğu Kureyş aynı değil. İlgilerinin olduğunu sanmıyoruz. Ya da şimdilik bilmiyoruz diyelim.”

Kılıçdaroğlu’nun Seyyid olup olmadığını bilmiyoruz.
Fakat bildiklerimiz de var:
12 İmamlar ile akraba olduğu düşünülen Kureyşan (Kureyş) Ocağı’nın nasıl Müslüman olduğu belli miydi?
Evet, Zerdüşt/Yezidi olan Horasan’daki Deylaman (Dersim) halkı 873'te Müslüman oldu.
917'de ise Caferi Sadık mezhebini / Aleviliği kabul ettiler.
13’üncü yüzyılda Moğol istilasından kaçıp Anadolu’ya geldiler.
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, “Anadolu’da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar (1453-1650)” adlı çalışmasının 4’üncü cildinde Kureyş Ocağı’nın Oğuzlar’ın Bozok kolunun Beğdili boyundan gelen Türkler olduğunu yazıyor.
Beğdili Türkmenler’i Anadolu’da geniş bir alana yayılmışlardı: Adana, Afyon, Aksaray, Akşehir, Ankara, Antakya, Aydın, Antep, Birecik, Yozgat, Çorum, Diyarbakır, İçel, karaman, Kayseri, Kırşehir, Kilis, Konya, Kütahya, Malatya, Maraş, Mardin, Muğla, Niğde, Samsun, Sivas, Tarsus, Urfa.
Anadolu’daki Oğuz Boyları içinde Beğdili büyüklük olarak; Avşar, Yıva, Kayı, Bayad’tan sonra beşinci sırada gelmekteydi.
Benzer çalışmayı Başbakanlık Arşivi Belgeleri’nde yapan Cevdet Türkay da, “Oymak, Aşiret ve Cemaatler” adlı çalışmasında, Kureyş Ocağı’nın Akşehir Sancağı’na bağlı olduğunu belirtiyor. Türkay da Kureyş Ocağı’nın Türkmen olduğunu yazıyor.
Uzatmayalım:
Kim kendini hangi kimlikte görüyorsa odur.
Öncelik, insan olmaktır!
Kemal Kılıçdaroğlu etnik kimliğiyle değil Türkiye’ye vereceği hizmetle değerlendirilmelidir.

Soner YALÇIN
__________________
"Bir Mustafa Kemal Daha doğar...."
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 23. May 2010, 13:46
ancazin
Guest
 
İletiler: n/a
Standart

İyi de bu kılıcdaroglu Turklugunu kabul ettı mı kı benım bıldıgım etmıyor basın toplantısında bu konuda cekımser ve ıkırcıklı konusmalar yaptı.

Konu AĞASAR tarafından (23. May 2010 Saat 23:36 ) değiştirilmiştir. Sebep: İmlâ hatası !..
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 23. May 2010, 13:47
ancazin
Guest
 
İletiler: n/a
Standart

İşin üzücü yanı pek çok Türkmen aşiretinin osmanlı - safevi çekişmelerinde kürtleşmiş olmaları kürtlük bir etnos ?? değil zaten şii alevi Turkmenlerın pek cogu da ırana kactı sah ısmaıl ulkesıne gıttıler yazıktır kı Turkluk arasında kurdıstan ve ermenıstan gıbı ıkı buyuk bolge tarafından bu nedenle ayrıstırılmak ıcın kendıne bır neden gerekce var ettı.

Konu AĞASAR tarafından (23. May 2010 Saat 23:38 ) değiştirilmiştir. Sebep: İmlâ ve yazım hatası !...
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 23. May 2010, 20:27
Tibaren
Guest
 
İletiler: n/a
Standart

Alıntı:
ancazin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
işin üzücü yanı pek çok türk men aşiretinin osmanlı - safevi çekişmelerinde kürtleşmiş olmaları kürtlük bir etnos değil zaten şii alevi turkmenlerın pek cogu da ırana kactı sah ısmaıl ulkesıne gıttıler yazıktır kı turkluk arasında kurdıstan ve ermenıstan gıbı ıkı buyuk bolge tarafından bu nedenle ayrıstırılmak ıcın kendıne bır neden gerekce var ettı

Ancazin kardeşim, yazdıklarından pek birşey anlayamadım lütfen daha okunaklı ve Türkçemizi daha güzel kullanarak yazmaya özen gösterelim ..
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 23. May 2010, 23:33
AĞASAR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Otağ Üyesi / Forum Member
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Bulunduğu yer: İstanbul-Trabzon-Turan
İletiler: 801
AĞASAR - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Alıntı:
Uzatmayalım:
Kim kendini hangi kimlikte görüyorsa odur.
Öncelik, insan olmaktır!
Kemal Kılıçdaroğlu etnik kimliğiyle değil Türkiye’ye vereceği hizmetle değerlendirilmelidir.

Yahu be adam(!) madem ki bunu diyeceksin,neden onca bilgiyi belgeyi sıralama ve KILIÇDAROĞLU hakkında soy kütüğü çıkarma hevesine düştün....
__________________
Dolunay buğusunda zifiri gökler'e yazılmış Ad'ın...
İnkâra düşen geceler gibi yok saysın varlığını bütün kâinat
Varsın mavi gün her doğanda silinsin ne çıkar ?
Ay dolanır , yüz bulanır, vakit döner, tılsımlı bir âyinde söylenir Ad'ın ;

Senin Ad'ın TÜRK !...
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 23. May 2010, 23:37
Turania - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yönetici / Teknik Sorumlu
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Bulunduğu yer: Büyük Turan Birliği
İletiler: 3.683
Turania - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Soner Yalçın'ın yazılarını okuyorum fakat pek'te Soner yalçın'a güvenmiyorum. Bir kere yazdığı gazeteden dolayı 1-0 mağlup. Malum gazete "Hürriyet".


Alıntı:
ATABEK Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kim kendini hangi kimlikte görüyorsa odur.
Soner YALÇIN
Kim kendini hangi kimlikte görüyorsa odur diye bir şey yok inanmıyorum böyle büyük bir saçmalık olur mu?

Türk, Türktür. Ermeni, ermeni vs vs...

Ben Türküm kendimi ingiliz olarak görüyorum(Tanrı korusun) desem bana mağlum tarafıyla gülerler böyle büyük bir saçmalık var mı?
__________________
Delinse yer; çökse gök; yansa, kül olsa dört yan
Yüce dileğe doğru yine yürürüz yayan.
Yıldırımdan, tipiden, kasırgadan yılmayan;
Ölümlerle eğlenen tunç yürekli Türkleriz!...


Bu Türkü hala göklerde çınlıyor.
Kürşad ve kırk arkadaşı, aylı kızıl bayrağı bekliyerek hala ufukları gözlüyor...


"Nihâl Atsız, büyük bilgin ve tarihçi olarak takdir zımmında ne aldı?Nobel mükafatı mı? Şeref doktora payesi mi? Veya fahri üniversite profesörlüğü mü veya bununla ilgili ödemeler mi? Hayır! Kendisine hapishanenin loş hücresi layık görüldü!"

Profesör İmre von Tahnt (Macar Kraliyet Askeri Akademisi Sabık Ord. Profesörü)



"Niye kaçıyoruz? Çok diye niye korkuyoruz? Azız diye niye kendimizi hor görelim? 'Hücum edelim' dedim. Hücum ettik...Savaştık. Bizdeni iki ucu,
yarısı kadar fazla idi. Tanrı lûtfettiği için, çok diye korkmadık, savaştık. Tarduş şadına kadar kovalayıp dağıttık."
(Bilge Tonyukuk - 2. Taş, Batı Yüzü - 3-4-5-6)
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 23. May 2010, 23:53
Konuk
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
İletiler: 508
Standart

Soner Yalçın gönderisinin son bölümünde büyük abdest bozmuş, ilk bölümü içinde tek cümle yazacağım.. Kurultay konuşmasında aşağıdaki lafları eden bir adamdan ne beklenebilir ki?

TEMİZ TÜRKİYE YÜRÜYÜŞÜ
Bir yürüyüş başlattık. Temiz Türkiye yürüyüşü. Bunu yakalayacağız ve herkesi kucaklamak zorundayız. Bunlara inanan bütün vatanseverleri, inancı etnik kimliğ ine olursa olsun eğer soyulmaktan bıktıysa CHP çatısı altına gelsin. Önce birleşeceğiz.


Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 24. May 2010, 00:03
Yasaklanan Üye / Banned Users
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
İletiler: 165
Standart

Kılıçdaroğlu'nun soyağacı bir yana, Dersim konusunda duruşu ile ilk doneleri vermişti Chp'nin geleceği hakkında kendisi. Soyun Türk olmuş, önceden DHKP-C'li terörist kıro köpeklerini SSK'da genel müdürlüğü döneminde istihdam ettikten sonra Türklüğünün ne anlamı kalmış bir tasavvur et bakalım Kılıçdaroğlu.
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 24. May 2010, 00:56
Çepni77 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Otağ Üyesi / Forum Member
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Bulunduğu yer: Federal Turan Cumhuriyeti Almanya
İletiler: 163
Çepni77 - MSN üzeri Mesaj gönder Çepni77 - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart

Alıntı:
Cebe Noyan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Soner Yalçın'ın yazılarını okuyorum fakat pek'te Soner yalçın'a güvenmiyorum. Bir kere yazdığı gazeteden dolayı 1-0 mağlup. Malum gazete "Hürriyet".




Kim kendini hangi kimlikte görüyorsa odur diye bir şey yok inanmıyorum böyle büyük bir saçmalık olur mu?

Türk, Türktür. Ermeni, ermeni vs vs...

Ben Türküm kendimi ingiliz olarak görüyorum(Tanrı korusun) desem bana mağlum tarafıyla gülerler böyle büyük bir saçmalık var mı?

Malum ikametim almanya olduğu için burdan örnek vereyim. Türke pasaport vermişler (alman pasaportu). Kendisi doğma büyüme buralı benim gibi almancası da almanların 90%'dan iyi ve seviyeli. Fakat ne dense kendisini alman olarak tanıtsada almanlar onun arkasından Türk diye çağırıyorlar. gurbetde yaşayan insanlarımızda milli şuur eksikliği bir haylı fazla. Bu saydığım özellikler insanı alman yapmıyore almanlar bile kana bakıyor. Bunu sadece yaşamlarında değil anayasalarında bile taşımışlar ırki olarak alman olanlar almandır diye!
__________________

Aleviye sordular ''Muaviya Yezit biri''
Sünniye sordular ''Bırak şu dinsiz kafiri''
Ülkücüye sordular '' S.ktir et ırkçı faşisti''

Elimde kopuzumla ben bir garip Türküm!
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 24. May 2010, 01:24
Konuk
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
İletiler: 508
Standart

Tunceli'de doğdu
Kemal Kılıçdaroğlu, Tunceli'nin Nazımiye İlçesi'nde tapu memuru Kamer Bey ve ev kadını Yemuş Hanım'ın dördüncü çocuğu olarak 17 Aralık 1948'de dünyaya geldi.




İkizi var
Kendisinden yarım saat önce ikizi Adil Kılıçdaroğlu doğdu.

BABASI SOYADINI DEĞİŞTİRDİ
Babası 'Karabulut' olan soyadını, yaşadıkları köyde herkesin soyadının aynı olması nedeniyle değiştirmiş. Aile büyük dedesinin lakabı olan 'Kılıçdaroğlu' soyadını almış.

ANADOLU'NUN ÇEŞİTLİ YERLERİNDE OKUDU
Kemal Kılıçdaroğlu, ilk ve ortaöğrenimini Erciş, Tunceli, Genç, Elazığ gibi Anadolu'nun çeşitli yerlerinde yaptı. Elazığ Ticaret Lisesi'ni birincilikle bitirdikten sonra Eskişehir ve Ankara akademi sınavlarını kazandı ancak Ankara'yı tercih etti.

ÜNİVERSİTEDE TERCİHİ ANKARA OLDU
Yükseköğrenimini yapmak için girdiği Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nden (şimdiki adıyla Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi) 1971'de mezun oldu.

BÜTÜN ÖĞRENCİ EYLEMLERİNE KATILDI

68 kuşağından sol görüşlü bir üniversiteli olarak o dönem kurulan Sosyal Demokrasi Dernekleri Federasyonu Bilim Kurulu'nda görev aldı. Toplumsal ve Kültürel Eylemler Derneği Başkanlığı yaptı. Üniversite öğrencisi iken hemen bütün öğrenci eylemlerine katıldı.

DAYAK YEDİ
Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nin önünde bir eyleme katıldıktan sonra iki kişi koluna girdi ve 'Bizimle geleceksin' dedi. Numune Hastanesi'nin karşısındaki Ticaret-Turizm Yüksek Öğretmen Okulu'na gittiler. Kimliklerini aldılar, dışarıya çıktılar ve Kültür Bakanlığı'nın arkasında 5-6 kişi tarafından dayak yedi.

HESAP UZMANI OLARAK GÖREVE BAŞLADI
Lisans öğrenimini tamamladığı 1971 yılında, girdiği hesap uzman yardımcılığı sınavının ardından Maliye Bakanlığı'nda göreve başladı. Daha sonra hesap uzmanı olan Kılıçdaroğlu, bir yıl Fransa'da kaldı. Hesap uzmanlığını 1983'e kadar sürdürdü ve aynı yıl Gelirler Genel Müdürlüğü'ne atandı. Burada önce daire başkanı olarak görev aldı, daha sonra aynı kurumun genel müdür yardımcılığını yaptı.

SELVİ HANIMLA EVLENDİ
1974'te Selvi Gündüz ile evlenen Kılıçdaroğlu, üç çocuk babası ...


YILIN BÜROKRATI SEÇİLDİ
Kemal Kılıçdaroğlu 1991 yılında Bağ-Kur'a atandı. Burada genel müdürlük yapan Kılıçdaroğlu, 1992 yılında da Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü'ne geçti. Daha sonra kısa bir süre Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nda müsteşar yardımcısı olarak görev yaptı. 1994 yılında Ekonomik Trend dergisi tarafından "Yılın Bürokratı" seçildi. Kemal Kılıçdaroğlu, 1999'un Ocak ayında kendi isteğiyle Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü'nden emekli oldu.

ÜNİVERSİTEDE DERS VERDİ
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı çalışmalarında Kayıtdışı Ekonomi Özel İhtisas Komisyonu'na başkanlık eden Kılıçdaroğlu, Hacettepe Üniversitesi'nde de bir süre ders verdi. Daha sonra Türkiye İş Bankası'nda yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı.

DSP'DEN ADAY OLMAK İÇİN EMEKLİ OLDU
11 Ocak 1999'da SSK Genel Müdürlüğü'nden ayrılan Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Demokratik Sol Parti'den 18 Nisan 1999'daki genel ya da yerel seçimlerde aday olmak için istifa ettiği dönemin gazetelerinde belirtildi. Hangi ilden aday gösterileceğinin tercihini partiye bırakacağını açıklayan Kemal Kılıçdaroğlu, daha sonra 18 Nisan 1999 genel ve yerel seçimlerinde Ecevit tarafından aday gösterilmedi.

BAYKAL'IN DAVETİYLE CHP'YE GİRDİ
Hacettepe Üniversitesi'nde ders verdiği dönemde CHP'nin Bilim Kültür Platformu'na davet edildi. Sonra Deniz Baykal'ın davetini kabul edip CHP'ye girdi ve önce Parti Meclisi'ne sonra da MYK'ya seçildi.

CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ SEÇİLDİ
Türkiye Büyük Millet Meclisi 22. dönem için yapılan 3 Kasım 2002 Milletvekili Genel Seçimleri'yle Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul milletvekili olarak Meclis'e girdi.

CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ OLDU

22 Temmuz 2007 Milletvekili Genel Seçimleri'nde de İstanbul'dan 23. dönem milletvekili seçilen Kemal Kılıçdaroğlu, halen bu görevini sürdürmektedir. CHP Grup Başkanvekilliği görevine 17 Mayıs 2010 tarihine kadar devam etmiştir.

MAL VARLIĞI
2003, 2005 ve 2007 yıllarında verdiği mal bildirimlerini kamuoyuna açıklayan Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Mart 2009 itibarıyla kendi üzerine 2 konut , 3 kooperatif hissesi ve toplam 2.733 TL değerinde 8 tablo kayıtlıdır.

**Kürt saçılımı konusunda ki tavrını yazmaya gerek görmedim hepimizin bildğini düşünerek, bu gün oylanan listeler içinde bir kaç kelime söylemek isterim,

Bu gün delikanlı gibi meydana çıkıpda ben şuyum diyerek soyunu söyleyerek insanların geçmişi hakkında fikir yürütmesine izin veren açık olamayan sayın(!) Kılıçdaroğlu her iki tarafada tabiri caiz ise umut vererek ne yardan geçerim nede serden imajı vermektedir. Kötü olan sa bazılarının bu yutturulmak istenen afyon ile zehirlenmeye müsait oluşudur..



ESEN OLA.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
kemal , kılıçdaroğlunun , kökeni


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:21.


Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
vBSEO 3.0.1 Cebe Noyan
Turania.Net & Com